Bethesda’nın Fallout serisini izometrik kameradan birinci şahıs bakış açısına taşıdığı Fallout 3, serinin hayranları için özel bir yere sahip. Oyunun çıkışının üzerinden yıllar geçse de, geliştirme sürecine dair yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Oyunun Baş Tasarımcısı Emil Pagliarulo, Edge Magazine’e verdiği röportajda, oyunun ana temasının Interplay imzalı ilk Fallout oyununa nasıl bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu anlattı.
Jefferson anıtı ve Tidal Basin’in sırrı
Pagliarulo, oyunun senaryosunu kurgularken Washington D.C.’nin kuşbakışı bir haritasını incelediğini belirtiyor. Gözü, oyunda kritik bir rol oynayan Jefferson Anıtı ve hemen önündeki Tidal Basin‘e takılıyor.
Pagliarulo o anı şöyle anlatıyor: “Tidal Basin kendi içinde kapalı bir su rezervuarıydı. Ve işte o an, her şey orada bitti.”
Tıpkı ilk Fallout oyununda Vault Dweller’ın bozulan su çipini bulmak için çorak topraklara çıkması gibi, Fallout 3 de su teması üzerine kurulmalıydı. Pagliarulo, o rezervuarı gördüğünde “Bu iş suyla ilgili olmalı. Fallout 1’in o orijinal temalarına, sadece hayatta kalmaya ve basit bir amaca geri dönmeliyiz” diyerek oyunun kaderini belirledi.
Sonuç olarak Fallout 3, “Project Purity” (Saflık Projesi) etrafında şekillenen; suyu kontrol edenin yaşamı da ölümü de kontrol ettiği unutulmaz bir hikayeye dönüştü. Ayrıca oyunun kapak tasarımı da, üçleme için hazırlanan ilk görsel materyaldi ve o da doğrudan ilk oyuna bir saygı duruşu olarak tasarlanmıştı.
