Dijital oyunların ömrü ne kadar olmalı? Satın aldığınız bir oyun, geliştirici desteği kesildiğinde gerçekten “sahip olduğunuz” bir şey mi? İşte tam da bu sorular etrafında doğan “Stop Killing Games” hareketi, yalnızca bir topluluk çağrısı olmaktan çıkıp Avrupa genelinde dikkat çeken bir dijital hak mücadelesine dönüşmüş durumda.
Kampanyanın çıkış noktası, özellikle çevrimiçi odaklı bazı oyunların belirli bir süreden sonra kapatılması ve oyuncuların içeriklere tekrar erişememesi. The Crew, Marvel’s Avengers, Knockout City gibi yapımların ani şekilde fişlerinin çekilmesi, binlerce oyuncunun “oyunlarımız neden öldürülüyor?” sorusunu sormasına neden oldu. Tepkiler o kadar büyüdü ki, konu artık İngiltere’de politik tartışmalara ve Avrupa Komisyonu düzeyinde tüketici hakları gündemine taşındı.
Siyasetçiler de Konuya Dahil Oldu
İngiltere’de Liberal Demokrat Parti milletvekillerinden Tim Farron, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada oyunların çevrimdışı çalışabilir versiyonlarının zorunlu tutulması gerektiğini savundu. Buna göre bir oyun satılıyorsa, minimumda “tek başına oynanabilir bir mod” sunmalı. Avrupa’da ise BEUC (Avrupa Tüketici Organizasyonu) bu yöndeki talepleri destekliyor. Oyunların, hizmet olmaktan ziyade “satın alınan ürün” statüsüne çekilmesi gerektiği vurgulanıyor.
“Stop Killing Games” kampanyası ilk olarak YouTuber Ross Scott (Accursed Farms) tarafından başlatıldı. Ancak kısa sürede Reddit, Twitter (X) ve Discord gibi platformlarda büyük destek gördü. Oyuncular, satın aldıkları bir oyunun yıllar sonra bile oynanabilir olmasını istiyor. Özellikle internet bağlantısına bağımlı oyunların fişinin çekilmesi, bu çağın yeni “korsanlık” şekli olarak değerlendiriliyor: Oyunu yasal olarak alsan bile oynayamıyorsun.
Bu gelişmeler, oyun sektöründe hem etik hem de yasal bazı değişimlerin habercisi olabilir. Çünkü dijital mülkiyet kavramı her geçen gün daha tartışmalı bir hâl alıyor. Oyuncular artık sadece eğlenmek istemiyor; aynı zamanda haklarının da korunmasını bekliyor.
Düşünceleriniz Neler?
Sizce dijital oyunlar gerçekten sizin mülkünüz mü, yoksa sadece ödünç alınmış bir hizmet mi?