Oyun dünyası son yıllarda “Üretken Yapay Zeka” (Generative AI) kavramıyla çalkalanıyor. Kimi stüdyolar bunu gizlice yapıyor, kimi reddediyor. Ancak 4 Aralık’ta PlayStation 5 ve PC için çıkış yapacak olan Let It Die: Inferno, kartlarını açık oynayarak sektörde bir ilke imza attı ve belki de Pandora’nın Kutusu’nu açtı.
Geliştirici Supertrick Games, oyunun çıkışına günler kala Valve’ın yeni şeffaflık politikası gereği Steam sayfasında şu itirafta bulundu: Bu oyundaki seslerin, müziklerin ve grafiklerin önemli bir kısmı yapay zeka ile üretilmiş ve ardından ekibimiz tarafından düzenlenmiştir.
Hızlı Tüketim, Hızlı Üretim: İki Ayda Lansman
Let It Die serisi, 2016 yılında “Free to Play” yapısı, acımasız roguelite mekanikleri ve Suda51’in (Grasshopper Manufacture) o kendine has deliliğiyle 9 milyon oyuncuya ulaşmıştı. Ancak devam oyunu Inferno, bu mirası çok daha tartışmalı bir zemine taşıyor.
Oyun ilk kez Eylül 2025’teki PlayStation State of Play etkinliğinde duyuruldu. Aradan geçen sadece iki ayın ardından tam sürüme hazır hale gelmesi, sektör analistlerinin dikkatini çekmişti. Şimdi gelen “AI itirafı”, bu inanılmaz hızın arkasındaki motorun ne olduğunu gözler önüne seriyor.
Geliştiricilerin açıklamasına göre yapay zeka; oyun içi InfoCast videolarından arka plan tabelalarına, müziklerden plak illüstrasyonlarına ve hatta karakter seslendirmelerine kadar her yere sızmış durumda. Supertrick Games, ham verinin AI tarafından üretildiğini, ancak insan eliyle (modifiye edilerek) son haline getirildiğini savunuyor.
İnsan Dokunuşu Nerede Kaldı?
Oyunun mekanikleri kağıt üzerinde heyecan verici duruyor. “Hell Gate” adı verilen devasa çukurda geçen hikaye, oyunculara prosedürel (rastgele) oluşturulan bölümler, PvEvP (Oyuncu-Düşman-Oyuncu) çatışmaları ve acımasız bir hayatta kalma mücadelesi vaat ediyor. Ancak oyuncu topluluğunun aklındaki soru başka: “Sanat bunun neresinde?”
Push Square gibi mecralar, “Ses, müzik ve grafiklerin çoğu yapay zekaysa, geriye insan yapımı ne kaldı?” sorusunu sorarken, ResetEra forumları ve X (Twitter) platformu çoktan ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf, bu teknolojinin küçük stüdyoların AAA devleriyle rekabet etmesini sağlayan bir “can simidi” olduğunu savunuyor. Karşı taraf ise bunun sanatçıları işsiz bırakan ve oyunların ruhunu öldüren ucuz bir kestirme yol olduğunu iddia ediyor. Hatta bazı kullanıcılar oyunun ismine atıfta bulunarak ironik yorumlar yapıyor: “Let It Die (Bırak Ölsün) ismi hiç bu kadar manidar olmamıştı.”
Orijinalinden Farklı Bir Yol
Inferno, sadece üretim metoduyla değil, iş modeliyle de selefinden ayrılıyor. Orijinal oyunun ücretsiz (F2P) yapısının aksine, bu oyun ücretli bir yapım olarak piyasaya sürülüyor. Ancak buna rağmen Death Metal para birimi üzerinden mikro ödemelerin devam etmesi ve sezonluk ilerleme sıfırlama (wipe) mantığı, oyuncuların tepkisini çeken diğer unsurlar.
Eski Deathverse: Let It Die fiyaskosundan sonra seriyi toparlaması beklenen Inferno, şu an oyunculardan çok eleştirmenlerin ve etik kurulunun radarında.
4 Aralık’ta oyun erişime açıldığında göreceğimiz o grotesk canavarların, tekinsiz müziklerin ve kaotik atmosferin ne kadarı bir sanatçının hayal gücünden, ne kadarı bir veri setinin işlemcisinden çıktı? Bunu ayırt edip edemeyeceğimiz, oyun dünyasının geleceğini belirleyecek asıl sınav olabilir.
