Silent Hill f’in Japonya’da geçeceği açıklandığında birçok oyuncu şaşkınlık yaşadı. Çünkü seri yıllardır Amerika’nın sisli kasabalarına sıkı sıkıya bağlıydı. Ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, oyunun ilk başta çok farklı bir bölgede geçmesi ihtimalinin gündeme geldiğini ortaya koyuyor.
Amerika Yerine Japonya
Silent Hill f, seride ilk kez Japonya’da geçen bir yapım olarak öne çıkıyor. Oyunun hayali kasabası Ebisugaoka, 1960’ların Showa dönemi Japon kültürünü yansıtan detaylarla dolu. Bu atmosferik değişiklik, yalnızca görsel açıdan değil, tematik olarak da serinin yönünü değiştirme amacı taşıyor.
Ancak Konami’nin ilk planı bu değildi. Geliştirici ekip, oyunun başlangıçta yine klasik Silent Hill atmosferine, yani Amerika’da geçen bir korku öyküsüne sahip olabileceğini değerlendirmiş. Fakat proje ilerledikçe bu fikrin fazla tanıdık ve öngörülebilir olacağı düşünülerek radikal bir değişikliğe gidilmiş.
Konami, bu kararı verirken “aynı şeyleri tekrar etmektense seriyi farklı bir kültürel temele oturtmak” istediğini belirtiyor. Ayrıca Japon yazar Ryukishi07’nin oyunun hikâyesine dahil edilmesi, doğal olarak Japonya’da geçen bir atmosfer yaratılmasını desteklemiş.
Ryukishi07’nin “korkunun güzellikle iç içe geçtiği” hikâye anlayışı, Japon korku kültürüne ait estetik dokunuşlarla harmanlanarak seriye bambaşka bir yön kazandırmış.
Silent Hill f her ne kadar farklı bir kıtada geçiyor olsa da; suçluluk, kaygı ve bastırılmış travmalar gibi seriye özgü temalar hâlâ merkezde. Bu da demek oluyor ki, lokasyon değişmiş olsa bile Silent Hill’in “ruhu” korunmuş durumda. Bu atmosfer, oyuncuyu hem tanıdık hem de yeni bir kabusun içine çekmeyi hedefliyor.
