Avustralya merkezli teknoloji girişimi Cortical Labs, laboratuvar ortamında yetiştirilen yaklaşık 200 bin canlı insan beyin hücresine 1993 yapımı kült video oyunu DOOM’u oynamayı öğrettiğini duyurdu.
Avustralya’da faaliyet gösteren Cortical Labs araştırmacıları, biyolojik bilgisayar teknolojilerinde yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Gönüllü donörlerin deri ve kan hücrelerinden üretilen canlı nöronlar, bir mikroçip üzerine yerleştirilerek dijital ortama entegre edildi. CL1 adı verilen bu yeni biyolojik bilgisayar altyapısı, canlı hücrelerin sadece bir hafta içinde oyun dünyasını algılamasını ve temel oyun hamlelerini gerçekleştirmesini sağladı.
ELEKTRİK SİNYALLERİYLE İLETİŞİM KURULDU
Deney sürecinde, oyunun görsel dünyası hücrelerin algılayabileceği elektrik sinyallerine dönüştürüldü. Çip üzerindeki elektrotlar aracılığıyla nöronlara veri aktarımı yapıldı. Ekranda bir rakip belirdiğinde hücrelere gönderilen elektriksel uyarılar, nöronların bu uyarılara verdiği tepkilerle karşılık buldu. Bilgisayar sistemi, hücrelerin ürettiği bu elektriksel ateşlemeleri “ateş et”, “sağa dön” veya “ilerle” gibi oyun içi komutlara çevirdi.
YAPAY ZEKADAN DAHA HIZLI ÖĞRENİYOR
Geleneksel yapay zeka sistemleri bir işlemi kavramak için binlerce saatlik veriye ve yüksek enerji tüketimine ihtiyaç duyarken, canlı hücrelerden oluşan bu yapı öğrenme hızıyla dikkat çekti. Bağımsız yazılımcı Sean Cole ve Cortical Labs ekibi, hücrelerin oyunun temel mantığını bir haftadan kısa sürede kavradığını belirtti. Ancak yetkililer, hücrelerin şu an için profesyonel bir oyuncu seviyesinde olmadığını, süreci “bilgisayarla ilk kez tanışan bir aceminin öğrenme aşaması” olarak tanımladı.
Bilim insanları, silikon tabanlı çiplerin yüksek enerji maliyetlerini düşürmek için insan beyninin düşük enerjiyle yüksek performans gösterme yeteneğini kullanmayı hedefliyor. Kamuoyuyla paylaşılan bu gelişme, bilim dünyasında heyecan yaratırken etik tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı platformlarda, sadece oyun evreninden ibaret bir dünyada var olan bu hücrelerin bilinç kazanıp kazanmayacağı sorgulanmaya başlandı. Araştırmacılar ise hücre kümelerinin mevcut durumda düşünme veya hissetme kapasitesine sahip olmadığını vurguluyor.
