Onlarca saat harcadığınız, karakterleriyle bağ kurduğunuz harika bir oyunu bitirdikten sonra içinizde aniden bir boşluk veya hüzün mü hissediyorsunuz? Polonyalı araştırmacılar, oyuncuların yıllardır forumlarda tartıştığı “Oyun Sonrası Depresyonu” (Post-Game Depression) olgusunu ilk kez bilimsel bir çalışmayla tanımlayarak ölçülebilir hâle getirdi.
Birçok oyuncu için devasa bir açık dünya oyununu veya derin bir hikayeye sahip bir yapımı bitirmek, sadece bir başarımı açmaktan ibaret değildir. Kimi zaman haftalarca hatta aylarca o sanal dünyanın bir parçası olduktan sonra gelen jenerik ekranı, pek çok kişide üzüntü, kayıp ve yeni bir oyuna başlama isteksizliği yaratır. Oyuncu topluluğunda uzun süredir bilinen bu durum, nihayet akademik dünyanın da radarına girdi.
Polonya’daki SWPS Üniversitesi’nden psikolog Dr. Kamil Janowicz ve Stefan Batory Uygulamalı Bilimler Akademisi’nden Piotr Klimczyk, Current Psychology dergisinde yayımladıkları yeni bir araştırmayla oyun dünyasının bu melankolik gerçeğine ışık tuttu.

BİLİMSEL BİR TANI DEĞİL, DUYGUSAL BİR YAS SÜRECİ
Araştırmacılar, 373 oyuncunun katılımıyla gerçekleştirdikleri çalışmada, “Oyun Sonrası Depresyonu”nun (P-GD) klinik veya psikiyatrik bir hastalık teşhisi olmadığının altını çiziyor. Aksine bu durum, son derece sürükleyici ve duygusal olarak yüklü bir deneyimin sona ermesine verilen şiddetli ve karmaşık bir duygusal tepki olarak tanımlanıyor. Bilim insanları bu hissi, sevilen bir arkadaşa veda etmeye veya hayatın önemli bir aşamasını kapatmaya eşdeğer bir tür “yas” süreci olarak nitelendiriyor.
Bu fenomeni ölçmek için dünyada ilk kez “Oyun Sonrası Depresyon Ölçeği” (P-GDS) adında bir araç geliştiren ekip, durumun dört temel belirtisini şu şekilde sıralıyor:
- Oyunla İlgili Ruminasyonlar: Oyun bittikten günler sonra bile olay örgüsü, karakterler ve yapılan seçimler hakkında sürekli ve istemsiz düşüncelere dalmak.
- Bitişi Kabullenme Zorluğu: Hikayenin ve deneyimin sona erdiğini kabullenmekte zorlanmak.
- Tekrar Oynama İhtiyacı: Aynı duyguları tekrar hissedebilmek için arayı hiç açmadan oyunu derhal yeniden oynamaya başlamak.
- Medya Anhedonisi: Başka bir oyuna, filme veya diziye başlamaya karşı derin bir isteksizlik ve keyif alamama durumu.

EN ÇOK RPG OYUNCULARI RİSK ALTINDA
Araştırmanın ortaya koyduğu en çarpıcı sonuçlardan biri ise türlere göre oyuncuların yaşadığı duygusal çöküşün şiddeti oldu. Verilere göre, Rol Yapma Oyunları hayranları “oyun sonrası depresyonuna” en yatkın olan grup.
Dr. Kamil Janowicz durumu şu sözlerle açıklıyor: “Araştırmamız, rol yapma oyunları oynayan oyuncuların oyun sonrası depresyona en yatkın kesim olduğunu gösteriyor. Çünkü bu oyunlarda oyuncular, verdikleri kararlarla karakter gelişimi üzerinde en büyük etkiye sahip oluyor ve oyun içindeki karakterlerle çok güçlü parasosyal bağlar kuruyorlar.”
Baldur’s Gate 3, The Witcher 3, Cyberpunk 2077 veya Persona gibi uzun soluklu oyunların oyuncuyu kendi dünyasına hapseden yapısı, gerçekliğe dönüşü çok daha sert bir hâle getiriyor. Uzmanlar, oyunun sanal dünyası duygusal bir sığınağa dönüştüğünde, o dünyanın aniden kapanmasının genel bir hüzün yaratmasının son derece insani olduğunu belirtiyor.
Sevdiğiniz bir oyunu bitirdikten sonra yaşadığınız “oyun sonrası depresyonu” deneyimlerinizi ve sizi en çok etkileyen oyunları OyunPress Oyun Forum üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz. Oyun dünyası ve psikolojisi hakkındaki en güncel araştırmaları anlık olarak takip etmek için OyunPress’i Google News ve sosyal medya platformları üzerinden takibe alabilirsiniz.



