James Gunn ve Peter Safran liderliğinde şekillenen yeni DC Evreni’nin en önemli projelerinden biri olarak görülen Supergirl filmi hakkında uzun süredir tartışılan bir konu sonunda netlik kazandı. Filmin senaristi Ana Nogueira, yeni yapımın iptal edilen eski DC Genişletilmiş Evreni (DCEU) planlarıyla hiçbir bağlantısı olmadığını açıkladı.
CBR ve Collider’a verdiği röportajlarda konuşan Nogueira, daha önce Sasha Calle için hazırladığı Supergirl senaryosundan yeni filme tek bir detayın bile aktarılmadığını söyledi. Senariste göre yeni DCU’nun Supergirl yorumu tamamen sıfırdan oluşturuldu ve karakterin temelleri doğrudan çizgi romanlardan alındı.
Film, 26 Haziran 2026 tarihinde sinemalarda izleyiciyle buluşacak.

Ana Nogueira: “Her şeye en baştan başladık”
DC Studios yeniden yapılanma sürecine girmeden önce Nogueira, Sasha Calle’ın başrolünde yer alacağı farklı bir Supergirl filmi üzerinde çalışıyordu. Ancak James Gunn ve Peter Safran’ın göreve gelmesiyle birlikte tüm DC sinema evreni yeniden şekillendirildi.
Nogueira, eski taslağın tamamen rafa kaldırıldığını ve yeni film için temiz bir sayfa açıldığını belirtti. Senaryodan karakter motivasyonlarına, hikâyenin tonundan Kripton geçmişine kadar her unsurun yeniden yazıldığını söyleyen senarist, eski projeden yalnızca karakter hakkında edindiği bilgi birikiminin kaldığını ifade etti.
Yeni filmin yaratım sürecinde en büyük referansın ise Tom King’in büyük beğeni toplayan Supergirl: Woman of Tomorrow çizgi romanı olduğunu vurguladı.
Eski ve yeni Supergirl arasında büyük farklar bulunuyor
Yeni açıklamalar, Sasha Calle için düşünülen Supergirl ile Milly Alcock’un canlandıracağı yeni karakter arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu da ortaya koyuyor.
The Flash filminde görülen Kara Zor-El yorumu, Dünya’da ağır şartlar altında büyüyen ve insanlığa karşı daha sert yaklaşan bir karakter olarak tasarlanmıştı. Planlanan solo film de bu çizgiyi devam ettirecekti.
Yeni DCU versiyonu ise çok farklı bir noktada duruyor. Woman of Tomorrow çizgi romanından ilham alan hikâye, Kripton’un yok oluşundan kurtulan ancak Argo City’de büyük kayıplar yaşayarak büyüyen Kara Zor-El’e odaklanıyor.
Bu yaklaşım karakterin hem kırılgan hem de güçlü yönlerini aynı anda ön plana çıkarırken, hikâyeyi daha kozmik ve duygusal bir yapıya taşıyor. DC Studios’un hedefi de Superman’den farklı bir Supergirl portresi oluşturmak olarak gösteriliyor.

James Gunn’ın yeni DC stratejisi burada da kendini gösteriyor
Supergirl projesi, James Gunn’ın yeni DC evreninde benimsediği geliştirme anlayışının en önemli örneklerinden biri olarak görülüyor. Gunn daha önce yaptığı açıklamalarda, bir projenin çekim aşamasına geçebilmesi için senaryonun tamamen hazır olması gerektiğini vurgulamıştı.
Ana Nogueira’nın yazdığı metin de DC Studios içerisinde büyük övgü aldı. Gunn, senaryoyu okuduktan sonra beklentilerinin üzerine çıkan bir çalışma olduğunu söylemiş ve projeye olan güvenini açık şekilde dile getirmişti.
Bu yaklaşım, geçmiş dönemde sıkça eleştirilen aceleye getirilen yapım süreçlerinden uzaklaşılması açısından da önem taşıyor.
Gözler artık DCU’nun kozmik tarafına çevrildi
Yaklaşık 170 milyon dolarlık bütçeyle hazırlanan Supergirl, yeni DC Evreni’nin uzay ölçeğindeki hikâyelerini beyaz perdeye taşıyan ilk büyük yapımlardan biri olacak. Film aynı zamanda modern dönemde yayımlanan bir DC çizgi romanından doğrudan uyarlanan en önemli projeler arasında gösteriliyor.
Kadronun başında House of the Dragon dizisiyle tanınan Milly Alcock yer alırken, Jason Momoa da uzun süredir konuşulan Lobo karakteriyle DCU’daki ilk görünümünü gerçekleştirecek. Matthias Schoenaerts, filmin ana kötü karakteri Krem’e hayat verirken, Eve Ridley ise Ruthye rolünde izleyici karşısına çıkacak.
Filmin dikkat çeken isimlerinden biri de Superman fragmanında kısa süreliğine görülen süper güçlü köpek Krypto olacak. Çizgi roman hayranlarının yakından tanıdığı karakterin, Kara Zor-El’in yolculuğunda önemli rol üstleneceği belirtiliyor.
Yeni açıklamalarla birlikte Supergirl filminin yalnızca eski planların devamı olmadığı, James Gunn’ın şekillendirdiği DCU’nun temellerinden biri olarak konumlandırıldığı netleşmiş oldu.



